Alıntı…

Aralık 28, 2008 at 3:48 pm (Mor ve Eflatun)

bir ocak akşamı, şu an itibariyle her şeyim tam, karım, çocuğum, ailem, her şeyim var, her şey kusursuz modunda öforyalar diyarında barbut atarken, iki ocak akşamüstü hayatımda hiçbir şey istediğim gibi gitmiyor, çember daralıyor kapana kısılıyorum, artık bunları kaldıramıyorum ve benzeri agonik iç sesle boğuşmaya başlama sebebi. suda boğulurken insan ciğeri nasıl ki tırnak diplerindeki havaya kadar vücuttaki tüm o2′yi çekerse yaşayabilmek için öyle bir çaba gerektirir.

zihinde annenin, babanın, çocuğun, sevilen herhangi bir insanın aniden pençelerini geçirmeye hazırlanan yırtıcı bir hayvana dönüştüğü, öznenin hastalıklı beyninin sevgiyi nefrete bağlayan çizgiyi ustaca çizerek kağıt canavarlar yarattığı zihinsel bir hastalık.
nasıl ki kırık bacağınızı oynatmak kendi inisyatifinizde değilse, beynin yarattığı kağıt canavarların asıl yüzlerini görüp rahatlamak sizin elinizde değildir, beyin tüm algılarınızı değiştirir, en olmayacak sözlerden binbir anlam çıkar, her jest bir tehlike, her yokluk geceleyin, dar, nemli bir sokakta işitilen ayak sesleri, ensede hissedilen bir soluktur. sokağın sonundaki tabelada da paranoyak şizofreni yazar.

Kalıcı Bağlantı Yorum yapın

..?

Aralık 28, 2008 at 3:31 pm (Mor ve Eflatun)

29-

Kalıcı Bağlantı Yorum yapın

Hoşçakal

Aralık 28, 2008 at 2:59 pm (Mor ve Eflatun) (, )

İşte gidiyorum;
Birşey demeden
Arkamı dönmeden
Şikayet etmeden
Hiçbirşey almadan
Birşey vermeden

Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum!

Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde

Yürüyorum sanki senin yanında
Sesin uzaklaşır herbir adımda
Ayak izim kalmadan gidiyorum!

Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı
Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı
Bana kimse sen gibi sarılmadı
Işığımız sönmeden gidiyorum!

Kalıcı Bağlantı Yorum yapın

iyisi de kötü

Aralık 28, 2008 at 2:48 pm (Mor ve Eflatun)

Bloğu açtım tamam şimdi oturdum düşünüyorum ne yazayım diye neden açtığımı da bilmiyorum açtıom işte. Sizlere faydalı bilgiler vermek için mi? Hayır bir şeyler anlatmak için mi? O da hayır

eeee? ee si fila yok otur yaz zaten kim okuyacak? benden başka birisinin göreceğinden şüpheliyim zaten kimse de görmesin deli derler adama :) ya ne saçmalıyorsun allah aşkına yaa

sanane alla alla yazıyorum işte doktor demişti ya düşüncelerini kağıda yaz diye bende buraya yazıyorum . Mood Disorder demiş ekşi sözlükte biri “Hem tedavisinin hem hastalığının ömür boyu sürdüğü Mood Disorder” iki uçlu duygulanım bozukluğu için yani bana doktoruun koyduğu tanı için demiş bunu kısaca ayvayı yedik… Doktorun duygularımı dengelemesi için verdiği ilaçlar denge kuracağım diye bir aşağı bir yukarı oynayıp duruyor duygularımla bende aptal oldum wallagerçi sürekli aşağıya çekiyor hep bi moral bozukluğu hep bir isteksizlik hayat yaşamak için çok uzun yada çok karışık düşünceleri …

Uzun olması bir sorun yaratmıyor hayatım zaten hep beklemekle geçti kapıda bekle işte bekle orda bekle burda bekle kendim çin bir şeyler yaoacaksam şimdi olanağım yok bekle alıştım yani beklemeye. Ama Karışık olması canımı sıkıyor karışıklığı sevmiyorum ben imalardan anlamam mesela birisi bana bi ima da bulunsa düşünüp dururum ne ma etti acaba diye ben basit adamım bana doğrudan ifade etmek lazım ki anlayayım bir şeyleri karışık gelen hiç bir şeyi çözemiyorum o yüzden hayatta ne kadar karışık dediğim zaman işler kötüye gidiyor aklıma mutfak çekmeceside ki kesici aletler gelmeye başlıyor sonra saçmalama diyorum bazende çok sinirliysem bazen dediğim bir kere oldu ufak çaplı bir zarar ama bilinçsizce nereye geldiğine yada nereyi kestiğine bakmaksızın boynumda olabilirdi bopğazımda yada bileğim ama koluma yer seçmeden bir şeyler yapmışım. amacım kendimi öldürmekmiydi hayır değildi psikopatmıyım sürekli bir yerlerini kesen tiplerdenmiyim hayır değilim onlardan başka hayatımda bir çizik olmadı neden yaptım ? bilmiyorum zaten doktora gitmemin asıl sebebi bu olaydı.

Doktor ne yaptı peki ne yapacak koydu tanısını yazdı ilacını.. şimdi o ilaçların yol açtığı karışıklıklarla uğraşıyorum Karışıklığı hiç sevmem ya neyse…

Kendimi bildim bileli depresyondayım nedeni de basit insanlara kendimi ifade etmeyi sevmem bir şeylerimi anlatmam hep içimde yaşarım herşeyi iyi yi kötüyü hep içimde yaşarım.. ama tedavi edilmeyen uzun süreli yaklaşık 4 yıllık bir depresyona karşı beynimin yada ruhumun ” Ruh hastalığı olarak geçiyor” savunma amaçlı geliştirdiği hastalık manik depresif  iyi modunu pek yaşamadım ama kötü modunu her zaman yaşıyorum..

Kimse beni anlamıyor tam da istediğim gibi anlatmıyorum çünkü dışarıdan baktığında bana her şey çok normal gözüküyor ama kafam da fırtınalar kopuyor aslında anatamıyorum bir şeylerimi çünkü ne anlatacağımı bilmiyorum kafamdan geçen düşünceleri yakalayamıyorum ki canım sıkkın mesela ama canımı sıkan bir şey yok ki çok şey var ama hangisi anlatayım bilemiyorum o an aklma geleni söylesem hadi çözüm bulundu rahatlatıcı bir şeyler söylendi tamam ama ben rahatlamadım ki çünkü esas şey o değilmiş aslında e o zaman esas olayı paylaş bilmiyorum ki hangisi esas olay? Zor bi vakayım kendim için fazlasıyla karışığım o zaman hadi mutfağa :P

Kalıcı Bağlantı Yorum yapın

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.